7 Nisan 2014 Pazartesi
Sesli okumak - Nasıl yazıyorum? #8
PhD2Published'den herkesin işine yarayacak bir tavsiye daha: Yazdıklarınızı sesli okuyun. Sanırım en son ilkokulda sesli okumuştum, hatta sesli okumazsam daha hızlı okuyabileceğimi söylemişti öğretmenim. Sesli okumamak, bir yandan "okumayı" içselleştirdiğimizin ifadesiydi. Ama bu sefer durum farklı. Sesli okumak, anlam bozukluklarınının, olgunlaşmamış fikirlerin ve yerine oturmayan bağlantıların farkına varmanızı sağlayacak. Aynı zamanda, yeni fikirlerin ve daha düzgün ve güzel ifade biçimlerin ortaya çıkmasına da imkan sağlayabilir. Başka birinin yazdıklarınızı sesli okuması hatta daha bile iyi. Metin okuma (TTS - Text to speech) uygulamaları bu anlamda kurtarıcı. İşletim sisteminize ve kullandığınız yazılıma göre ayarlarınızı yapın ve bilgisayarın size yazdıklarınızı okumasını sağlayın. Ayrıca, kendi okumanızı kaydedip dinlerken düzeltmeleri yapmak da size zaman kazandırabilir.
3 Nisan 2014 Perşembe
"Boeuf Bourguignon" Şarap soslu et yahni
Uzun zamandır tarif vermedim. Hem seyahatte olmamın, hem de kendimi teze vermemin etkisi büyük. Seyahatten sonra bir türlü tezime başlayamadığım için sanırım blog kaçamak oluyor benim için. Bir yandan da tekrar "yazmaya" başlamak için ısınma turları.
Bu yemek aslında bildiğiniz kış yemeği ama bizim buzlukta tüketilmesi gereken "bourguignon"luk et olunca yapmak şart oldu. Biz hafif ılık, ekmek arasında sandviç yaparak yedik. Havalar da güzelleştiğine göre bu şekliyle akşam üstü parkta yapılacak piknikler için ideal :) Normalde yanına taglıatelle makarna çok yakışıyor. Patates püresi ve pilav da eminim yanında çok güzel olur.
Boeuf bourguignon, Fransa'nın Bourgogne bölgesinin bir yemeği. Normalde ikinci ve üçüncü kalite denen, kıkırdaklı, jelatini bol ucuz etlerden yapılıyor, yani aslında çok ekonomik bir yemek. Kullanılan etler ise sığırın gerdan, döş ya da incik eti. Karışık olursa daha da iyi. Kısa süreli pişirilecek olsa sert kalacak bu etler, uzun süre pişince dağılacak hale geliyor. Ne kadar uzun süre pişirirseniz o kadar yumuşak, o kadar lezzetli olacak.
Malzemeler:
- 500 gr. "bourguignon"luk et (gerdan, döş, incik ya da hepsinden karışık)
- 2 çorba kaşığı zeytinyağı
- 1 soğan
- 2 domates (püre haline getirilmiş)
- 3 havuç
- 2 diş sarımsak
- 200 ml. kırmızı şarap (en ucuzundan, hatta içimini beğenmediğiniz evdeki şarabı bu şekilde değerlendirin derim ben. Fransızların hepsi öyle yapıyor :)
- Defne yaprağı
- Kekik
- 1 karanfil
- Tuz
- Karabiber
- İsteğe göre 1 su bardağı et suyu*
Yapılışı:
- Tercihen demir döküm bir tencerenin içinde 1 kaşık zeytinyağını kızdırın ve etleri ilave edin. Mühürleninceye kadar çevirerek pişirin.
- Etleri tencereden alın ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı daha ekleyin. Kıyılmış soğanı, doğranmış havuçları ekleyin, çevirerek 2 dakika kadar pişirin. Üzerine domates püresini, tuzu ve biberi ekleyin. 2 dakika daha pişirin.
- Karışıma şarabı ekleyin ve 5 dakika kadar çektirin.
- Şarap 1/3 kadar hacim kaybettikten sonra tencereye etleri ekleyin.
- Defne yaprağı, kekik, 1 karanfili de ekleyerek kapağı kapalı olarak en az 2-2,5 saat kısık ateşte pişirin. Etler iyice yumuşayıp parçalanmaya başladığında pişmiştir.
Notlar
- Neden bourguignon'luk et diyorum? Burada etler süpermarkette pişirme şekillerine göre paketlenmiş haliyle de bulunuyor. Benim kullandığım gerdan ve dos karışımı bir paketti.
- Ben slowcooker kullandığım ve yemek pişerken hiç su kaybı olmadığı için et suyu eklemedim. Siz normal tencerede pişirecekseniz 1 şu bardağı kadar eklemenizde fayda var.
- Bizim etler 5 saat kadar pisti, havuçlar ve et iyice karamelize oldu, suyunun büyük bir bölümünü çekti. Eğer bu kadar uzun pişirmek için vaktiniz varsa yapmaya değer ama yoksa da 2 saatlik pişirme de yeterli olacaktır.
- Benim tarifim oldukça yağsız gördüğünüz gibi. Normalde bacon denilen yağlı domuz eti de kullanılıyor bu tarifte. Biz yağ kullanımı konusunda dikkatli davranıyoruz bu aralar. Siz isterseniz tereyağı ekleyerek biraz daha zenginleştirebilirsiniz bu yemeği.
- Bu tarife 250 gr. kadar mantar da eklenebilir. Mantar koyacaksanız en başta mantarları kavurup suyunu çektirin ve kenara aldıktan sonra etleri tencerede kavurun. Ayrıca bir kaç kereviz sapı da ekleyebilirsiniz.
- Bu yemek bir kaç gün önceden hazırlanırsa daha da güzelleşiyor.
1 Nisan 2014 Salı
Yabancı bir dilde yazıyorsanız... - Nasıl yazıyorum? #7
Bugünün tavsiyesi Patricia Goodson'ın Becoming an Academic Writer kitabından. Eğer ana dilinizden başka bir dilde yazıyorsanız, muhtemelen bir kelimenin o dilde karşılığı aklınıza gelmediğinde yazmayı bırakıp ya sözlükten ya da internetten karşılığını aramaya başlıyorsunuz. İngilizce veya Fransızca yazdığımda sürekli başıma gelen bir durum. Tabii ki her seferinde kendimi internette amaçsızca dolaşırken ya da sözlüğü başka şeyler için karıştırırken buluyorum ve yazmayı bırakıyorum. Dikkatim de dağılıyor, ne yazacağımı unutuyorum. Bu nedenle, Patricia Goodson bir kelimenin karşılığı aklınıza gelmediğinde ana dilinizde o kelimeyi yazmanızı ve sadece düzeltmeleri yaparken sözlükten karşılığını bulup yazmanızı tavsiye ediyor. Böylece hem yazmanız kesintiye uğramayacak, hem de dikkatiniz dağılmayacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)