kutuphane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kutuphane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2015 Pazartesi

Başucumda kitap #2 - Yaz Okuma Şenliği Son Raporu

Herkese selamlar,

İlk yarıdan sonra hızım yavaşladı, seçtiğim kitapların da etkisiyle ne yazık ki istediğim kadar okuma yapamadım. Son yarıda 4 kitap, 959 sayfa okudum,  toplamda 12 kitap, 2516 sayfa. 19. kategoriden aldığım ekstra 30 puanla beraber Yaz Okuma Şenliği toplam puanım 175.

Bu yarıda okuduğum kitaplar aşağıda, ilk yarı raporumda da 2015 yazının diğer kitaplarını bulabilirsiniz.


19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Aynı yazardan üç kitap. (Kitaplar aynı seriye ait olabilir).


- Paulo Coelho'dan üç kitap okumayı tercih ettim. Uzun zamandır okunmayı bekliyorlardı. Bu üç kitap içinden en beğendiğim Hac, en az beni kendine bağlayan ise Zahir oldu.


316 sayfa
261 sayfa
223 sayfa

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.

Hikaye kitapları:

- Eldivenler, hikayeler / Murathan Mungan

159 sayfa



10 Ağustos 2015 Pazartesi

Başucumda kitap #1 - Yaz okuma şenliği 2015 ilk yarı durum raporu



Uzun zamandır dışarıdan takip ettiğim ama bir türlü katılamadığım okuma şenliklerine bu yaz katıldığım için çok mutluyum. Yurtdışında olduğum ve Türkiye'ye tatil için döneceğimden kitap listemi en baştan belirlememiştim. Türkiye'ye döndüğümde de gördüm ki kütüphanemde okunmayı bekleyen çok fazla kitap var. Benim gibi kararsız birinin tek seferde karar vermesi ne yazık ki çok zor.  Ben de gözüme takıldıkça elime alıyor ve okuyorum. Şenlik temalarından birine uygunsa tabii ki daha da mutlu oluyorum. Aşağıdaki listede şenliğin ilk yarısında okuduğum kitaplar ve kategorileri var. Bazıları hakkında yorumlarımı Goodreads hesabımda bulabilirsiniz. Bütün kategorilere ise Pinuccia'nın Kitapları'ndan erişebilirsiniz.

21 Haziran - 8 Ağustos arasında toplam 8 kitap,  1558 sayfa okudum. (80+15=95 puan)

4. Kategori (10 puan): Müzik temalı bir kitap (Bir müzisyenin hayatı veya ana karakterlerden birinin müzisyen olduğu veya konusunun özünde müzik olan veya isminde müziği çağrıştıran bir kelime geçen bir kitap).

Şans Müziği/Paul Auster: 225 sayfa

7. Kategori (10 puan): 1940'tan önce yazılmış, Türk edebiyatından bir kitap.

İçimizdeki Şeytan/Sabahattin Ali: 268 sayfa

(Tecrübeli şenlik katılımcılarına bir sorum var: 1940 yılında ilk basımı olan bir kitap İçimizdeki Şeytan. Bu kategoride sayabilir miyiz?)

9. Kategori (10 puan): Herkesin tüm kitaplarını okumasını gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan/şairden bir kitap. (Bu vesileyle kitabı ikinci kez okusanız da olur).

Kar/Orhan Pamuk: 428 sayfa

10. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.

Benim Hüzünlü Orospularım/Gabriel Garcia Marquez: 95 sayfa

11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.

Lüzumsuz Adam/Sait Faik Abasıyanık: 108 sayfa

16. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku türünde bir kitap.

Dörtlerin İmzası Sherlock Holmes/Arthur Conan Doyle: 150 sayfa

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

- İçindeyim/Barış Çağrı Genç: 136 sayfa

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap..

Hikaye kitapları:

- Kumpanya/Sait Faik Abasıyanık: 148 sayfa


16 Şubat 2015 Pazartesi

Yazıperver ve Kitapların evi

Bir aylık bir aradan sonra tekrar merhaba,

Öncelikle, bugün fotoğraf yok. İçimizi karartanlara inat dimdik, ama simsiyahsız bugün.

#kadınkatliamıvar
Bir önceki yazıma yorum bırakan herkese teşekkür ederim. Henüz doktor olmadım, olmama da daha çok var. Ama önemli bir ilerleme kaydettim tezimde. Her şey yolunda. Bir kaç ay daha %100 kapasiteyle çalışmak gerekecek, ama burayı da ihmal etmeyeceğim.

Blog adresim değişti, bloga bağlı bütün sosyal medya hesaplarında da değişikliğe gittim. Bunun nedeni önceki blog ismimde bir firmanın isminin geçiyor oluşu ve kendilerinin değişiklik yapmam için yaptıkları bir uyarı. Bilmiyordum bu isimde bir firma olduğunu açıkçası, bilseydim yapılan işe saygıdan ötürü kesinlikle böyle bir isim seçmezdim. Zaten herhangi bir firmayla anılmak da istemem.

Umarım yeni isim ve adres 2. yılında bloga uğur getirir. İlk başlarda birkaç sorun, tökezleme mutlaka yaşanacak, ama bir süre içinde onlar da rayına girecek diye ümit ediyorum. Yazıların hepsi yeni adreste mevcut ama yazılar içindeki bloga verdiğim bağlantılar ne yazık ki çalışmıyor. Bunları da yavaş yavaş yenileyeceğim. En üzüldüğüm şey ise o değerli yorumlarınızın silinmiş olması :(

Sizden ricam, beni izlediğiniz bloglar listesine aldıysanız URL adresini www.yaziperver.blogspot.com olarak değiştirmeniz :)

Yeni isimli blogun ilk yazısı da bir fotoğraf projesi üzerine olsun. Fotoğrafçı Franck Bohbot'un devam eden projesi House of Books'la. Bohbot, şimdilik Boston, Paris ve Roma kütüphanelerini fotoğraflamış, başka şehirler de fotoğrafladıkça internet sitesinde yer alacak. Hepsi birbirinden güzel, ferah ve iç acıcı bu kütüphaneleri görüp, bir de Türkiye'deki kütüphaneleri düşününce insanın içi sıkılmıyor değil. Tarihi arşivlerimizin yerlerinden edilip köhne bodrum katlarında çürümeye bırakılmadığı, kütüphane binalarımızın yanmadığı, elde kalan birkaç tarihi binanın da otel yapmak için gözü dönmüş müteahhitler tarafından hedef haline getirilmediği bir ülke dileğiyle...

12 Eylül 2014 Cuma

"Sefer tası savaşçıları"

Okullar açıldı kimileri için, kimileri için açılacak. Üniversitede şanslı bir öğrenciydim, çünkü okulumun yemekhanesi ucuz ve güzel yemekleri ile ünlü bir yemekhaneydi. Ama şimdilerde ofisim olmadığı ve zamanımın büyük bir kısmını kütüphanelerde geçirdiğim için öğle yemekleri başlı başına bir sıkıntı. Her gün kafeteryalardan sandwich ve benzeri şeyler yemek hem cebe, hem de sağlığa zararlı. Bu yüzden bir süredir sefer tası yapıyorum. Onun da içine ne koyacağınız, nasıl taşıyacağınız, sağlıklı öğünler hazırlamak isteyenler için başlı başına bir uğraş. Ben de yemeklerimi biraz daha çeşitlendirmek ve daha sağlıklı hale getirmek için 15 Eylül'de başlayacak olan Nourish Real Food'un 30 gün boyunca Sefer tası yapma programına (30-Day Lunchbox Building Challenge) katılmaya karar verdim. Her zaman gittiğim kütüphane 21 Eylül'e kadar kapalı, ama uygun kütüphane arayışlarım devam ediyor. Bu yüzden, 21 Eylül'e kadar her gün yapamasam da kalan 3 hafta boyunca her hafta en az 4 sefer tası yapacağım kendime. Tabii Nourish Real Food'un kurallarına ve önerilerine de uyarak. Türkiye'de esnaf lokantaları gibi bir olgu olduğu için hem ucuz, hem de çeşitli yemek seçeneklerine ulaşmak mümkün, ama ne kadar sağlıklı ve belirli beslenme şekillerine uygun, orası tartışılır. O yüzden, okula ya da işe kendi hazırladığı yemekleri götürmek ve programa katılmak isteyen ya da benim ihtiyacım yok ama bir göz atmak isterim diyen olursa Nourish Real Food'un email listesine ya da bu program için kurduğu Facebook grubuna üye olabilirsiniz. Hatta yarına kadar Amazon üzerinden ücretsiz olarak Kindle kitabına da sahip olabilirsiniz. Benim sefer taslarım ise Tumblr adresimde olacak. :)


20 Ocak 2014 Pazartesi

Ivme - Yazma rutini adım #5


5. adım ivmeyi koruma. İlk günlerde sadece alışkanlığı devam ettirmek önemli. Çok düşünmeden, yazının içeriğine kafa yormadan, sadece yazmak. Başlarda yavaş olduğunuzu düşünebilirsiniz ama hız ve kalite yavaş yavaş istediğiniz seviyeye gelecek.

16 Ocak 2014 Perşembe

Yazmak özgürlüktür! - Yazma rutini adım #1


Akıllı telefonumda Lift adlı bir uygulama var. Değiştirmek istediğiniz alışkanlıklarınızı ya da edinmek istediğiniz yeni alışkanlıkları, daha önceden hazırlanmış ya da sizin hazırladığınız bir programa göre her gün belli bir adımı yerine getirerek ya da tekrarlayarak günlük rutininize ekliyorsunuz. Böylece aldığınız kararlarda size yardım ve destek olacak bir gruba da üye olmuş oluyorsunuz, çünkü her adıma dair düşüncelerini, sorunlarını ya da uyguladıklarını aynı amaç için çalışan kişiler grup sayfasına yüklüyor. Yani ekstra motivasyon için grup desteği* :)

Benim günlük rutinimin parçasını olmasını istediğim şey ise bir yazı rutini oluşturmak. Uygulanacak ilk adım, sizin için yazmanın ne ifade ettiğini anlamak. Açıkçası benim ilk aklıma gelen şey amacımın doktorayı bitirmek olduğuydu. Ama bu defterdeki yazıyı görmek aslında küçüklüğümden beri yazı yazmanın beni rahatlattığını, kendimi ifade etmeme yardımcı olduğunu hatırlattı. Günümüzde sanki okuryazarlık olağanmış gibi davranıyoruz, ancak hala bu özgürlükten yoksun, okuyamayan, yazamayan, okuryazarlığı olsa da bu meziyetini her gün kullanmayan, geliştirmeyen** çok insan var aramızda. Halbuki yazmak özgürleştiriyor insanı. Benim için de bu yüzden önemli.


* Yeni yıl kararlarının da en büyük düşmanı o kararı uygularken duyulan yalnızlıktır bence.
** Yazı ve yazmak ile ilgili kafa yorma ve kendinizi geliştirme gibi bir isteğiniz varsa, Stephen King'in On Writing: A Memoir of the Craft kitabını tavsiye ederim.